Hüznün Ütopyası

Asla düşündüğün gibi bir hayat yaşayamayacağını anladığın an ölüme karşı olan korkunun azalmaya başladığı andır.

Hayata karşı yenilgilerim durmadan devam ediyor.

Kelimelerin hiç bir anlam ifade etmediği anlarda yağmurda ıslanan bir kedi gibi hissediyorum kendimi.

Bu gecede sigara sararken biraz tütün biraz hayallerimi koydum ve şimdide yaktım hem tütünüm hem hayallerim yanıyor sigaramın ucunda.

Geceler, gündüzlerin tesellisidir.

Eşitlik için yazdım, eşitlik için söyledim, eşitlik için dayak yedim, eşitlik için sövdüm.
Ahmed Arif

Gecenin sessizliğine inat bir sigara sarar ve gerçekleşmeyen hayallerime inat bir sigara daha yakarım, bunlar gecenin doğurduğu zorunlu davranış biçimleridir.

Bu günde yeterince kaybettik, yarına yeni kayıplarda görüşmek dileğiyle 

Tanrım biraz daha karanlık lütfen.Mesela bir sabah güneş doğmasın karanlık olsun aynı gece gibi gündüz olsun mutlu insanlar uyandığında mutsuz olsun şartları bir günlüğüne de olsa birazcık da olsa eşit hale getirelim..

Annemin “kaşıma şu yaralarını büyüteceksin” dediğinde adete bir hayat dersi verdiğini biraz geç anladım.

Savaş kaybetsende mücadele etmiş olacaksın önemli değil diyenlerin aq.Hayata karşı hiç bir savaşı kazanamazsınız boşa uğraşmayın.

Her sigara kullanıcısının bir çakmak mezarlığı vardır.

Her sigara kullanıcısının bir çakmak mezarlığı vardır.

Berbat bir rüya, mutsuz bir sabah vede bir dal sigara..

Ahmed Arif gibi yazmak ister gönül onun gibi prangalar eskitmek ister ancak gönül ister de beden yapamaz onu ruha ağır gelir..

Yarın yine güneş doğacak mutlu insanlar güneşin doğmasını sevinçle karşılarken biz mutsuzlar yine mutsuz bir sabaha uyandığımız için küfürler edeceğiz..Mutsuz bir sabaha uyanmak için mutsuz bir gece geçirme şartını yerine getirdiğimize göre artık uyuyabiliriz.İyi geceler klasik olacak ama tabi böyle bir şey mümkünse..mutsuz bir sabahta görüşürüz..